Meleklerle Yaşamak Bekii İkala Erikli

Meleklerle Yaşamak Eğitimi

30 kasım 1 aralık tarihlerinde meleklerle yaşamak ekibinin düzenlediği seminere katıldım. Çok bambaşka bir tecrübe idi benim için , ve bu süreçte beni merakla bekleyen dostum ve kuzencime yazdığım maili aşağıya ekledim , çünkü duygular ve bilgiler sıcacık taze iken onlarla bu yazdıklarımı paylaşmıştım …..BENCEE ÇOK GÜZEL ANLATMIŞIM YAŞADIKLARIMI J J

02/12/2013 Sevgili Kuzencim  ve Sevgili Dostum ,

İkiniz bu haftasonu aldığım eğitimi merakla bekliyordunuz , inanın bende çoook heyecanlı ve endişe ile bekledim ve ŞAHANEEEEE oldu ….

Herşey çok taze iken ve işyerinden uzun uzun anlatamadığım için ikinizede yazayım dedim , sonra zaten uzun uzun konuşup sizde eğer isterseniz çalışmalar yapabiliriz.Evdendede rahatlıkla konuşabiliriz çünkü sayın kocamda en az sizin kadar merakla bekledi her akşamı ve uzun uzun anlatıp dinledi beniiiii bu da ayrıca çook KEYİFLİ idi.Onuda çok seviyorum J

Bir MELEK KOÇU olduğuma hala inanamıyorum gerçekten içim içime sığmıyor heyecan veriyor bu kavram bana neden bilemiyorum ama hislerim budur …..Belli bir düzeni olmadan aklıma gelen sırada yazıyorum.

1-/ İlk gün çok enteresan birşey oldu .Anne tarafımdan vefat eden bir kişi aurama yapışmış ve arafta kalmış benimle birlikte yaşıyormuş.Sakın ürkmeyin ben ürkmedim .Anlatırken ürkütücü gibi gözüküyor ama değil.Ben birşeyler hissediyordum , hatta uzun zamandır böyle birşey olabileceğinden şüphe ediyordum.Bunun düşük ve kürtaj bebelerden kaynaklandığını kabul etmek istiyordum.Sonuçta ortaya çıkması ve onunda ışığa kavuşturulması biraz uzun ve enteresan oldu ama iyi birşey oldu en azından onun adına , bana olan olumlu etkilerini sanırım zaman içinde daha iyi anlayacağım , şu anda farklı ve yüksek frekanlı bir enerji titreşimi ile dolu olduğum için aradaki farkı net yorumlamam şimdilik zor.Bu tip araftaki ruhlar , auramız yırtıldığında , çok düşük frekansa indiğimizde , ve biz onları serbest bırakmaz isek bizimle yaşamaya devam edermişler , şimdilik bu kadar biliyorum , ama meleklerin gücü kitabında bunu uzun uzun anlatmış tekrar okuyacağım.En azından artık nasıl korunabileceğimi ve onları nasıl ışığa gönderebileceğimi biliyorum J

2-/ Aslında 1999 yılından beri kat ettiğim kendimi bulma yolculuğumun bir özeti verildi bana , bilmediğim veya ilk defa karşılaştığım bilgiler değildi , bir kısmını reikiden öğrenmiştim , bir kısmını aile dizimlemelerinde öğrenmiştim , bir kısmını feng-shui den öğrenmiştim , bir kısmını kuantumdan , bir kısmını meditasyon yoga dan , bir kısmını taşlardan  , bir kısmını akupunktur ve biorezonanstan öğrenmiştim kısacası hepsinin ortak ana bilgisi idi bana bu iki gün boyunca anlatılan J

3-/ Hiçbirşeyin tesadüf olmadığı ve herşey doğru zamanda tezahür ettiğini hepimiz kabul ediyoruz herhalde di mi dostlar J , dolayısı ile bu eğitimi alıp ne olduğumu ve yaşam amacımın ne olduğunu bulabilmem için bu kadar uzun yolculuk gerekiyormuş veya bu derside almam gerekiyormuş.Yapılan ufak bir test ile yeryüzü meleklerinden BİLGE MELEK olduğum ortaya çıktı.O odadaki herkes bir yeryüzü meleği imiş yani bana özel değil.Bu da o kadar güzel ve iyi geldi ki bana sizlere anlatamam , şimdiye kadar kendime ait bazı özelliklerden dolayı toplumsal baskı görüyordum en çok ta kendi zihnim bana eziyet ediyordu , ama iç sesim de hep kendini savunur ne olur beni böyle kabul et ben buyum der BİLGE BİLGE ya da eski tabirimle UKALA UKALA konuşurdu………Şimdi size BİLGE MELEK ÖZELLİKLERİNİ sayıyorum belki sizde bana hak vereceksiniz ama ben bununla yüzleşmek ile öyle mutlu oldum ki anlatılası değil !!!!!!

Bilge melek , topluluk içinde rahat değildir, sönük çekinik kalmayı hep tercih eder , onun tercihi teke tek ilişkilerdir.O çekinik insan içindekini ancak yalnız ve rahatken ortaya çıkarır.Bir ömür boyu bununla mücadele ettim kendimle , ilk girdiğim toplulukta, herşeyi geç uzun yıllardır birlikte olduğum insan topluluklarında bile konuşan , lider olan , neşe ve ışık saçan olamam.Neye oranla birebir diyalog kurduğum hallere oranla , ve bu konuda hep annemin yaftalaması ile PISIRIK insan olmayı kabul etmiş zihnimle kendimi ezmeye devam etmiş , ama içimdeki sesi aşıp bir arpa boyu yolu bunca yıl alamamışımdır.OHHH be dostlar ben buyum , siz ikinizde benim hem topluluk içinde hem de bireysel olarak yakınen tanıyorsunuz …….

Bilge melek , geçmiş kadim bilgilere sahiptir , çünkü birçok kez gidip gelmiş bir ruhtur ve birçoğunu hatırlar ……. ( Ne yazık ki bilemiyorum ama yıllarca okuduğum kitaplardan veya seyrettiğim filmlerden kaynaklandığını düşündüğüm , MISIR , ROMA ve ATLANTİS dönemleri bana hep sıcak gelmiş roma dönemlerinden hep kaçmış uzak durmuş bir insanım , bu konu benim için taze ve şimdilik uzak olmayı tercih ettiğim bir konu , sonra çook merak ederseniz bunuda karşılıklı paylaşabilirim.

Bilge melek , sürekli izin ister ve karşısındaki o kadar önemlidir ki , en önce onun müsadesine ihtiyaç duyduğu gibi öncelikle onun hayrına olup olmadığını sorguladıktan sonra kendi gelir dediler.Ben yıllarca kendimde bununla mücadele ettim , vee yine heep annemi suçladım , zavallı anacım herşeyden o sorumlu suçlu J , bana bunu hep o öğretti zanettim , ve yine toplumsal baskı ve zihin baskısı ile bak sen onun için bunu düşündün ve böyle yaptın ama o senin için şöyle şöyle yaptı seni umursamadı bile dendikçe , içim acırdı , anlatamazdım ki o onun tercihi ben böyle olmaktan mutluyum karşılık beklemiyorum ki , ben önce karşıyı düşünüp sorgulamaktan memnunum onunda önce beni düşünmesini beklemeden ve bu konudaki benim yüce öğretmenim sayın kocam oldu , onu yine çook seviyorum.Şimdi ne yapmaya çalışıyorum biliyormusunuz , önce yine karşı taraf ama BANA RAĞMEN değil , yani kendimden vazgeçiş ile değil …..

Bilge melek , zaafları ve bağımlılıkları olan bir melek ve kilo almaya , özellikle tatlı bağımlılığı önemli bir gösterge , acaba bundan mıdır hep yemekten önce tatlı yemek istemem , sigara ve yemeğe bağımlı olmam.Biliyorsunuz sigarayı bıraktım ama hala rüyalarımda içiyorum J

4-/ Yaşam amacım konusu da çok enteresan geldi , bakalım bakalım neler olacak gelen günlerde , ŞİFA cı çıktım, özellikle çocuk ve gençler ile ilgili , şu anda dünyamızda, gençler ve çocuklar onları anlayabilecek ve güvende hissetmelerini sağlayacak benim gibilerine ihtiyaç duyuyormuş.Onları bu dünyaya hazırlamam gerektiği gibi dünyayıda bu çocuk ve gençlere hazırlamam gerekiyormuş.Özellikle ve ısrarla bir danışmanlık hizmetine başlamam gerektiği söyleniyor.Çok değişik değil mi aklımın köşesinde olmayan bir konu ve bu konuda bir eğitimim bile yok , kime nasıl bir danışmanlık yapabilirim ki , ben ne biliyorum ki ????????????

Ama sanki derin bir ısrar var , sen aracı ol biz sana yardımcı olacaz JJ Sizinde aklınızın bir köşesinde olsun bakalım birgün gelip böyle birşey yaşanır mı gerçekten bilmiyorum.Beni hiç tanımayan , benim yüzüme bakmadan yaşam amacımı bir a4 e yazmış ,( bana özel değil o eğitimdeki herkes için böyle kağıtlar hazırlanmıştı ) sanki beni ikna etmeye çabalıyor , benim böyle bir eğitimim yok dersem diye sanki sen zaten bireysel olarak insanlarla konuşarak onların hayatlarına dokunuyorsun ve insanlar seninle olmak ve konuşmak için farketmeden çabalıyor , ne anlatacam diye sorarsam diye sanki cevap vermiş , elinde melek kartları var en önce onların rehberliği ile başlayabilirsin ama sen zaten belli bir rehberlik alarak konuşuyorsun ( buda çok entersan oldu , çünkü bundan da şüpheleniyordum dostlar bazen öyle şeyler söylüyordum ki daha önce hiç düşünmemişim hiç bilmemişim ama ağzımdan dökülüveriyordu Allah Allah deyip üstünde durmadan kendimde geçiştiriyordum hatta bazen uydurup konuştuğumu kendime empoze etmeye gayret ediyordum ama dostlar ne güzel ki ben rehberlik alıyormuşum ) Özellikle dostum DENİZ seninle paylaşımlarda bulunurken bunu sıkça yaşarım J

Oysa ben, kendime ait bir atölyemin olacağı , bu şehirden uzak bir yerde eşim ve ben daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşam kurmayı planlıyordum bu da nereden çıktı derken okuduğum satır genç ve çocukların yeteneklerini bulmaya ve ortaya çıkarmaya yardımcı olmakla başlayabilirsin yazısı geldi DOSTLAR HAYIRLISI OLSUN……….

Çocuk konusu çok enteresan , yıllarca iki uç noktayı bu bedende bu zihinde bir arada taşıdım , ya çocuğum olmaz ise korkusu ile  annem gibi bir anne olacaksam bana anne olmayı nasip etme yarabbi duaları ile içimde zor susturduğum allahım bana evlatlarımı verde ŞU DÜNYAYA NASIL ANNE OLUNDUĞUNU NASIL ANNE EVLAT OLUNUP MUTLU OLUNDUĞUNU İSPATLAYAYIM insanlara bunu öğreteyim ( yaşam amacımı anlatan kağıtta aynen böyle yazıyordu tüyler ürpertici bir durum ) duaları ile bir ömür geçirdim …İSTER MİSİN MENAPOZDA HAMİLE KALIP ÇOCUK DOĞURAYIM J J

Aklıma geldikçe devam ederim.

Ama benden kartlar yardımı ile faydalanın ki bende gelişeyim , bu akış kullandıkça kolaylaşırmış J

Hepimize ışık ve hayırlısı olsun

Sizi seviyorum

 

2013 yılı gezilerim

2013 yılında yaptığım geziler ;

 

Kaptanın seyir defterini elle yazmaya devam etsemde buraya geçirmeyi ihmal etmişim ne yazık ki ..

MAYIS 2013 ÇIRALI

Mayıs 2013 de Serp’ ler ile bizim hep gittiğimiz ve keyif alıp dinlendiğimiz Çıralı Köyündeki ETENNA pansiyona gittik .11 Mayıs ta yola çıktık tam bir hafta kaldık .sabah 06 da yola çıktık ve saat 15:30 da Antalya Ulupınar Şelale Restaurantdaydık.Buranın yapılış amacı çok hoş ve çok enteresan bir yer olmakla birlikte işletmecilik sıfırdı , canım tesis işi bilmez bir yönetim ve personel ile acı çekmekte bana göre …Yemekten sonra ETENNA ya vardık , bizim odamız TYLOS Serp’lerin odası SUDA idi. Artık odalara isim vermişler , birazda oda sayısını artırmışlar , televizyonları kaldırmışlar ki bu bence çok hoş olmuş , banyoları yenilemişler.Bizim için keyifli bir yer ama içi kıpır kıpır olan hareketten zevk alan kişiler için bomboş ve sıkıcı bir yer…Serp’ler bence ilk bir iki gün çok sıkıldılar onların  tatil anlayışına uygun değildi ama sonra onlarda dinlenmeye kendilerini bırakınca daha rahat geçirdiler kalan tatil günlerimizi.Hava bize çok yardımcı olmadı hatta bizi biraz yordu bile diyebilirim , mayolarımızın üzerinde eşofman ve polar ile geziniyorduk , güneş açtığında tam güneşlenmelik oluyordu ama kapandığında resmen serin bir bahara dönüşüyordu …15 mayısta Kumluca ya gittik , beni burası çok şaşırttı , kasaba bekliyordum ama yüksek katlı binalar ile kurulmuş küçük bir il ile karşılaştım , burada Fevzi ustanın yerinde köfte , tahinli piyaz ve tahinli kabak tatlısı yedik bence çok güzeldi .16 mayısta ise iki kocada sabah 5:30 da balık tutmaya Adrasana gittiler, kocalar için çok eğlenceli bir aktivite oldu , hatta sayın kocam kocaman bir balon balığı tutmuş ve videoya çekmişler .18 mayıs günüde evimize dönmek üzere yola çıktık.

EKİM 2013 DATÇA

Kurban bayramı ve bir öncesi haftayıda iznimize katarak uzun bir tatil planladık , ilk amaç bir hafta çıralıda olmak bir haftada datçaya gitmekti. Tabiki sayın kocam defaaten hatırlatmama rağmen çıralıya rezervasyon yaptırmadığı için bize yer kalmadı ve bizde mecburen 2 haftalık tatilimizi Datça da geçirmeye karar verdik.Herşeyde bir hayır vardır diyerek hiç can sıkmadan bu tatile koyulduk.

Hep bir hayalimiz var mümkün olan en kısa zamanda İstanbulu terk edip , denize yakın olan , kışı ve yazı ağır olmayan , kendimize göre bir bahçesi olup meyve ağaçlarımız , bize kadar sebze ekebileceğimiz tarlamız , tavuk , köpek ve beyaz keçi yetiştirebileceğimiz bir yer sahibi olup güney veya kuzey ege de bir yere yerleşmek ,orada stresten gürültüden uzak sağlıklı bir ömür sürmek en büyük idealimiz.Biz bunu daha doğrusu ben bunu yıllardır dilime o kadar dolamışımki kuzencim bu sene gittiği datçaya bu gözle benim için incelemiş ve ona göre bizim aradığımız yer DATÇA imiş.

Önce kuzenimin benimde tanıdığım arkadaşı sayesinde TAŞ APART ta yerimizi ayırttık .Bu bizim ilk apart tatilimiz olacağı için bende hafif bir panik hali söz konusu idi.Bagajımız o kadar küçük ki tedbir için yanıma çok şey almamalıyım diye epey çantaları doldur boşalt yaptım , her ne kadar kuzencim Datça bildiğin kasabalar gibi değil desede gözümde imkanları canlandıramadım ….Bayram haftası Serp’lerde otobüsle gelecek birlikte dönecektik.Ne yazık kiii dramatik uzun ve yorucu bir otobüs yolculuğu yaşadılar …

Serpin iş yerinden müdürünün arkadaşı 2013 kışı Datça göçmüş , daha gitmeden kendisi ile telefonda görüşmüştük , çok sıcak ve samimi birine benziyordu nitekim kendide eşide bizi çoook güzel ağırladılar .

Datça merkeze bugün gidip yerleşsen hiç sıkıntı yaşamazsın benim için en azından öyle , tüm bankalar ve marketler var , hobi dükkanı bile var , insanlar canlı ve güleryüzlü , mahrumiyet diye bir şey söz konusu değil kısacası .Tabikii bizim hayalimizdeki kendimize ait bir ev ve bahçe kavramı merkezde pek mümkün değil.onun için köyleri gezdik , fırsat buldukça köylü genç kızlar la konuştum , şaşkınlıktan şaşkınlığa sürüklendim , geçnlerin hepsi okumuş ve çoğunluk üniversite mezunu , kadın hayatın direk içinde , söz ve mevki sahibi , kadın nerede var ise bana göre medeniyet ve huzur orada .İnsanlarını çok sevdim , oradaki yaşamı çok sevdim , merkezde bugün itibari ile yaşayabileceğime inancım sonsuz ….

06 ekim akşamı sayın kocam ile KEKİK restaurant da keyifli bir rakı balık yaptık,07 ekim günü Eski Datça ya gittik , Orhan’ın yerinde kahvemizi içtik , Reşadiye Köyüne gittik , datça nın eski merkezi bu köymüş , köy yolları 3 şeritli asfalt demem sanırım çok şey anlatır Karaköy e gittik , tam bir köy ama köy gibi tezek kokusu yok , ve dışardan çok göç almış bu köy , hatta 5 yıl önce göçüp yerleşmiş bir hanım ile karşılaştık , burada sağlık ve huzur bulduğunu haykırdı bize .Mesudiye köyü hiç mi hiç bana göre değil , dik yamaçta kurulmuş bir karadeniz köyü gibi , elbetteki yolun kötülüğü ve dikliği beni perme perişan etti , hemen listeden Mesudiye köyünü çıkarttım ne bu kadar uzakta ne de bu kadar dik bir yerde yaşayamayacağım kesin..

09 ekimde Atilla bey ile KIZLAN köyüne gittik , burada yeni yapılmış iki ev gösterdi bize ben aşııık oldum bu evlere , bu kadar hayalimdeki yer ve ev olabilir , çocuk gibi tepine tepine ağlamak ve ben burayı istiyorum diye haykırmak istedim , tıpkı çocukluğumda babama yaptığım gibi ama babacık yok artık , ne kadar ağlasamda tepinsemde boşşş. Sonra Emecik köyüne gittik , burasıda bana göre değil çok dik bir köy burada Safiye ve Hasan çiftine tanrı misafiri olduk , enteresan bir ev ve insanlardı bizim için değişik bir tecrübe oldu gerçekten.En son olarakta Hızırşah köyüne gittik burasıda çok güzel bir köy.Özetle merkeze yakın olması ve düz olması sebebiyle Reşadiye , Hızırşah , Kızlan en uygun köyler bizim için , bakalım kısmetimizde neler var , gelecek günlerde göreceğiz ….

ARALIK 2013 MERSİN

Bir geceliğine olan bu Mersin seyahatim bin geceye bedeldi J.Bir kere yola çıkmadan bir gece önce neredeyse hiç uyuyamadım heyecandan J Tıpkı çocukluğumdaki gibi hani yarın çok önemli bir şey olacaktır yüreğin hep atar ve saatlerde bir türlü ilerlemez bir türlü yarın olmaz ya aynen öyle heyecan sarmıştı yüreğimi ,

Sabahı zor ettim , havaalanında Dezole ile buluştuk , çoook uzun yıllardır başbaşa bir gecelik bir tatil hayal ederdik , bööle uzun uzun laflayıp , gülüp eğlenecek , anlatacak , paylaşacak o kadar çok şey vardı ki , tıpkı okul yıllarımızdaki gibi , o güzelliğe o kadar özlem duyuyordum ki , sanki genç bir ruh sardı beni .

Havaalanında buluşmamız an itibari ile çeneler çalışmaya başladı tam tamına 36 saat ve bitmedi arkadaş bitmedi.Üniversitede iken biz yine böyleydik hatta otobüs durağında birgün bir adam bize seslenerek yerde bir çene var sizin olabilir mi demişti J aynı durum 24 sene üzerine kesintisiz devam edebiliyor ne hoşş değil mi ?

Mersin seyahatimizin amacı ; 24 sene önce mezuniyet ile hepimiz bir yerlere bir yollara dağılmıştık , bunlardan biride Bilgi arkadaşımız , yoluna Mersinde devam etmeye karar vermişti , ve bunca sene sonra tekrar hayatını sıfırlayıp yepyeni bir sayfa açmaya karar vermiş , bizde eski dostlar olarak onun bu başlangıçtaki ofis açma adımında yanında olmak istedik .

20 aralık Cuma sabahı uçak ile gittik , akşam açılış kokteyli ve yemek , sabaha kadar sohbet , ertesi gün akşam uçak saatine kadar sohbet ve geri dönüş ile geçti , tadından yenmez özlem dolu dostluk dolu samimiyet dolu üzüntü ve neşe dolu hoşşş bir yolculuktu.

 

 

ZERO LİMİT

2008 yılında kitapyurdunda bir kampanya olmuştu.O dönemler Çekim yasası çok konuşulur olmuştu.Filmi yapılmıştı ve çok etkileyici idi , hem sinemada gitmiştim daha sonra SONSUZ dan cd lerini almıştım , defaaten seyretmiştim.Bir mucizeden bahsediyorlardı ve fakat filmdeki kişiler de hiç yabana atılır gibi değildi ve güven veriyordu insana.Sadece istemek ile bu kadar büyük mucizeler olamazdı.hatta sonraları epey eleştirilere şahit olmuştum , insanları aldattıkları düşünülüyordu.Bencede filmde anlatıldığı gibi mucizeler elbette yaşanabilirdi o kısmı bana çok acayip gözükmemesine rağmen konuyu çok basite indirgeyip istemenin yeterli olacağı bilgisi çok kafa karıştırıcı idi.Bence kişinin önce temizlenmiş olması gerekiyor , yürek ne kadar saflaşır ve ne kadar çok derinden istersen OLMAMASI imkansız ben buna inanıyorum.


Herneyse o furyada kitapyurdundaki kitap setini satın aldım , bu kitabı ilk okuduğumda enteresan gelmişti.Ama bu son okuyuşumda bambaşka şeyler buldum içerisinde.Facebook da melekler dünyasında birşey paylaşılmıştı ve birisi tavsiye ettiğiniz gibi ZERO LİMİT i okuyorum diye yazmıştı.Bundan aylar öncede kuzenime bu kitabı tavsiye etmişler oda açıp bana sormuştu.Tavsiye eden kişiler uygulamalar yaptıklarını ve onlara çok iyi geldiğini kuzenimin kesin faydalanamasını tavsiye etmişler.Gerçekten kitabı hatırlayamadım ilk anda Ho’oponopono dan bahsedince anımsadım.Bende okudum geçtim enteresan bir kitaptı istersen oku dedim kuzene .Neyse Face de bu yazıyıda görünce bu bir işaret dedim ve ikinci kere okudum.

 

Bence çok çok dolu bir kitap değil ama enteresan.Hele bahsi geçen psikologun tecrübeleri kafamı karıştırmadı desem yalan olur.Kitabı pkuduğum süreçte de çok sıkıntılı günler yaşıyordum , hem melekler ile geçmişi şifalandırma çalışması yapmıştım onun sıkıntıları vardı , hem iş yerim bir hayli sıkıntılı idi ,kısacası çok diplerde olduğum bir dönemdi ama belkide bu dönemde okumam gereken bir kitaptı.


Aslında çok farklı bir bakış açısı , gerçekten olaylar ve kişiler karşısında insanı daha fazla hoşgörüye sevk ediyor.Yaşamın ve etrafımızdaki her oluşumun bizim sorumluluğumuzda olduğunu söylüyor.Suçlu değiliz ama sorumluyuz.Bir anlamda Nil AVunduk der ya karşındaki konu veya kişi senin bir korkunu tetiklediği için sana aynalık yaptığı için seninleler.Ana fikirde bu kitapta aynı şeyi söylüyor ama farklı bir çözüm öneriyor ;

 

SENİ SEVİYORUM

ÖZÜR DİLERİM

BENİ AFFET

TEŞEKKÜR EDERİM 


bir çeşit mantralar ile durumu sevgiye dönüştürmeyi ve sorumluluğu üstlenmeyi öneriyor.En basit şekilde anladığımı böyle ifade edebilirim.


Şu dönem kitapta adı geçen bütün internet sayfalarına girip çıkıyorum belki daha fazla ve farklı başka bilgilerde elde edebilirim diye …

 

Okuma Gözlüğü Kılıfı

Müdürüme geçtiğimiz sene keçeden gözlük kılıfları dikmiştim.Ama artık o kadar tülermiştiki kılıflar çantasından her çıkardığında ben rahatsız oluyordum.Cath Kindston kitabından gözlük kılıfları dikmiştim , amacım müdürümede vermekti ama o kadar büyük oldular ki güneş gözlüğü için daha kullanışlı. 

Birgün çok önemli bir iş toplantısındaydık , çok ama çook gerilmiştik.Bende müdürümün yanında oturuyordum birden yıllardır kullandığı ama artık pek eskimiş küçük ve dar gözlük kılıfını gördüm.Hemen onu alıp önümdeki not kağıtlarıma koyup kenarlarından çizdim.Oldukça basit bir kılıftı ama çok kullanışlı bir ölçüydü.

 

Geçtiğimiz sene diktiğim gözlük kılıfı tarifini bu ölçüye uyarlamaya çalışarak diktim.

 

 Güle güle kullansın , en kısa zamanda kendime de dikeceğim :) UMARIM :)

Bebek Alt Değiştirme Çantası

 

 

Mimar arkadaşım yeni bir bebiş bekliyor , ona kızı için çok güzel şeyler dikmeyi vaad etmiştim ama gel gelelim hiçbirşey dikemedim.30 ağustos günüde evine oturmaya gidecektim.İnternetten araştırdım , hem kullanışlı hemde çabucak dikebileceğim ne olabilir diye .Ne yazık ki sitenin ismini hatılayamıyorum.Bir hanım kendi bebeği için dikmişti bunu ve tarifi vardı.Okuyunca tamam bu işte dedim.

 

 

Bir tarafa bebek bezlerini koymuştu resimde 3 tane bezi alabiliyordu ölçüyü o şekilde vermişti.Diğer tarafınada mini bir alt değiştirme bezi ve küçük bir kutuda ıslak mendilleri koymuştu.Kısa süreli gezmelerde çantaya rahat sığabileceğini pratik olduğunu düşündün ve ofisteki diğer hamişe sordum o da beni onayladı ve bunun üzerine diktim.

 

62 cm X 29.5 cm , 1 er cm dikiş payı bırakılarak , iç ve dış kumaşları biçtikten sonra , düz yüzleri birbirine bakacak şekilde çevirmek için boşluk bırakarak 4 tarafını diktim.Çevirip iyice ütüledikten sonra , her iki kenardan 12′şer cm içe doğru kıvırdım ve ütüledim.Bu arada 20cm X 6 cm kumaşı uzun kenarından katlayarak diktim.İçinden ince lastik geçirdim ve lastiğin kaçmaması için ağızlardan diktim.Bir taraftaki lastiği uzun bıraktım , karşılığında dikeceğim düğmeye geçirmek için.Bu lastikti parçayı çantada nereye dikeceğimi işaretledikten sonra çantaya ön yüzden diktim.Daha sonra ütü ile izini yaptığım katların yan dikişlerini kapattım ve düğmeyi diktikten sonra çanta tamamlanmış oldu.İçine elyaf koyarakta denenbilir , mıknatıslı çıt çıt , veya düğme ilik kullanılabilir.Hatta internetteki hanım kenarlarına dantel bile geçirmişti.

Güle güle kullansınlar , bebeğimizde sağlığı şansı ve bereketi ile gelsin dünyamıza :)

TCHİBO TORBA

 

 

Aylar aylar önce TCHİBO hobi kampanyası yapmıştı , o kampayadan kumaş seti ve birde çanta seti almıştım.Kumaşlar yıkandıktan sonra ağzı burnu başka tarafa gitti ama ne bereketli kumaşlar çıktı , internetten satın aldığım pattern ile eczane torbalarına karşı hobik çantası diktim , Şükran filimi diktim ve hala daha iki parça kumaş beni bekliyor.Aynı kampanyadanda çanta seti almıştım , hiç elimi sürmedim nedense ????

İçinden iki kumaş , kalın ve sert bir tela ve patron kağıdı çıktı.Açıklama kitapçuğıda o kadar az ve öz anlatmışki çok zevkli bir çalışma oldu.İlkini bitirince elimdeki dak kumaşlar ile ikincisini yaptım.Ama insan havaya girmemeli , ikinci birinciden zor oldu.Bilyorum diye o kısacık açıklamaları bile satır satır okumayı ihmal ettiğim için birkaç kere ufak tefek söküm yaptım.Birde setten çıkan kadar aşarılı kalın tela bulmakta zorlandım ve bulduğumda iyi yapışmadı , tekstil ülkem canım ülkem Çin kadar olamadı LL Sanırım bu tip hobiler çok geçerli değilki sürümü yok ve bu kadar basit bir ara parçayı kaliteli bulamıyorum L

 

 

Kumaşı biçmeden bir tanesine telayı ütü ile yapıştırdım , sonra dikiş payı bırakarak iki kumaşı biçtim.

 

Yuvarlak bölümleri kırpıp daha rahat şekillenmesini sağladım.İki çantayı ayrı diker gibi çalışmak lazım .

 

Kumaşın ön yüzü içerde kalacak şekilde yanları dikiliyor ve alt köşeler tek çizgi olacak şekilde düz dikiş ile kapatılıyor aynı şey astar çanta içinde yapılıyor

 

 Çantaların düz yüzleri birbirine bakacak şekilde içiçe geçiriliyor.

 

 

 

 

Ve toplu iğne ile tutturuluyor

 

 

 

 

Ve toplu iğne ile tutturuluyor ve dikiş çizgisi doyunca dikkatlice diktim.Çünkü dışardan gözüküyor.

 

 

 

 

Sapların açık taraflarından çanta ters yüz edilip , bu açıklıkları makinaya çektim

 

 

 

 

 

 

KİMONO TERLİK

Kimono terlikleriminde hikayesi çok matrak.Ayak numaram 33.5 olduğu için çocuk patterni indirirsem bana göresi kesin vardır diye düşümdüm ama ne yazık kiiiiii japonlarında ayağı küçük onu unutmuşum L

Sonra başka bir siteden bayanlar için olanı indirdim bu seferde 5 numaradan başlıyordu pattern.Kağıdın üstünde patterne ayağımı koyunca bayağı büyük kalıyordu.Epey hayal kırıklığı yaşayıp hevesim kırılmıştı.

Sonra kırmızı üzeri beyaz puanlı bir kumaş görünce bunun yakışacağını düşündüm satın aldım , bununda üzerinden epey zaman geçti ve sonunda bir cesaret koyuldum işe

Kırmızıda nasıl olduysa astarlık almamışım her iki yüz içinde aynı kumaşı kullanmışım ALLAHTAN J J Sonra çok güzel olup övgüler alınca başka kumaştan denemeye karar verdim ama elde bir tecrübe olunca astarda nasıl davranacağımı öngördüm J

Yine dak kumaş kullandım bence bu önemli J çünkü daha sonra hamiş arkadaşlarımın bebeklerine pamuklu kumaştan diktim ama fakat o da nesi ????? yumuşak kumaş ile olmuyormuş , telalamış olsamda olmadı biraz tok kumaş lazım bunun için.

Pattern 2 parçadan oluşuyor taban ve üst olarak.Tabanı sağ ve sol olmak üzere çevirerek kullanmak gerekiyor tecrübe ile sabit !!!!! sağ ve sol taban ile birer elyaf, birer astar , birer asıl kumaştan biçiliyor.Üst parça kalıbıda tek verilmiş ama her bir tek için önce ön taraf sonra arkasını çevirerek yine birer elyaf, birar astar birer asıl kumaş biçiliyor.

Üst parçalar kendi içlerinde arka ortadan birleştiriliyor.

Aman haaa pattern üzerindeki noktalamaları kumaşa geçirmeyi unutmamalı yine tecrübe ile sabit J

Sonra üst parçalar yüzleri birbirine bakacak şekilde birleştirip ütü yardımı ile ön yüzleri çevriliyor.

İşte bundan sonrası emek istiyor , iğnelerden ellerim delik deşik oldu !!!!!Önce noktalarına göre astar tarafı üste gelecek şekilde üst parça uçları iğneleniyor. Sonra asıl kumaştan tabana yüzleri birbirine gelecek şekilde iğnelenmeye başlıyor .Ve makinaya çekiliyor.Dikiş payları iyice temizlendikten sonra terlik bitmeye hazır.

 

İki astarlık taban arasına elyaf koyularak , kumaşlar yüzyüze bakacak şekilde çevirme boşluğu bırakılarak dikilip çevriliyor bu da terliğin tabanı oluyor.

Bitince öyle hoşuna gidiyor ki insanın hele de birde övgü alınca tadından yenmiyor.Bu hızla ikinciyide diktim , yukarıda dediğim gibi bebeler için diktim ama başarısız oldu bakalım belki yine daha tok bir kumaş ile bebelere denerim çünkü küçüğüde öyle sevimli oluyor kii

 

Cath Kidston Gözlük Kılıfı

Sew! Exclusive Cath Kidston Designs for over 40 simple sewing projects kitabından dikmeye çalıştım.Bunca zamandır muhtelif kitaplar ve internet sitelerinden okuyarak kendimce birşeyler yapmaya çalışıyorum ama ben böyle fena bir ingilizce görmedim.Resimler yetersiz , ingilizce anlaşılması mümkün değil L

Bu kadar basit bir gözlük kılıfı nasıl olurda anlaşılamaz pes dedim yani , hatta yine çevirmeye çabalarken aynı kitap içindeki başka bir çantayı türkçe bir dergide gördüm , belki o çantayı anlarsam tabirleri çıkarırım diye düşündüm ama ne mümkün dergide zaten CHİCKEN TRANSLATE  yapmış türkçesi anlaşılmıyor.

Başaramadıkça bir tane daha biçtim sanırım 7 tane oldu ve hali hazırda bitmedi , çünkü kitaptakiler gibi güzel olmadı , anlamadıkça yorum yaptım ayrı ayrı denedim ve bunlara verdiğim emekle daha çok şey yapabilirdim ama hırslandım inada bindim L

Kitaptan çıkan patrona göre asıl kumaştan , astarlık kumaştan ve yapışkanlı elyaftan parçaları biçtim.Saten içinde kordon biye almıştım .Önce asıl kumaştan uzun ve kısa parçaları yüzleri birbirne bakacak şeklide yerleştirdim , araya biyeyi koydum.Fermuar ayağı ile bu üçlüyü birbirine diktim.Biyenin iki ucu içeride kalacak şekilde.

Astara yapışkanlı elyafı ütü ile yapıştırdım ve aynı ilk kılıf gibi diktim.

Elyaflı astarı ve asıl kumaşı ters yüz edip içiçe soktum

Ve kalanı el dikişi ile diktim.Bu arada kapak bölümünün ortasına ince lastikden ilik için bir halka diktim.Kılıf tarafınada bir düğme .

Güneş gözlüğüne uygun büyük oldu okuma gözlüğüne uygun değil , saten kordon biyede çok mantıklı değilmiş !!!!!!!

 

ÇANTA

Sew! Exclusive Cath Kidston Designs for over 40 simple sewing projects Kitabından bu çantaları yaptım. Gözlük kılıflarınıda bu kitaptan yapmıştım.

Bana göre korkunç bir ingilizce anlamak benim için neredeyse imkansız.Gözlük kılıfında o kadar zorlandım ki bu çantada herşeyi anlamaya çalışmadım bile 2 ya da 3 örnek çizim resim koymuştu bende bilgilerimi katarak yaptım .

Birer metreden 3 çeşit dak kumaş almıştım , kullan kullan bitmedi kumaşlarım ne kadar bereketli çıktı yahuuuuu

Yine çantanın askısı için hazır kordonlar metre ile satılıyormuş ondan aldım ve mıknatıslı çıt çıt.Tüm hepsi bu ……

Kalıb ön yüz , astar ve elyafa çizdim.Dikiş payını bırakarak biçtim.

Önce ön yüz olacak kumaşı ( ön ve arka parça olarak biçilmiş ) alt ve yanlardan birleştirdim.Alt iki köşede kalan kare boşluğuda , çizgileri üstüüste gelecek ve tek düz bir çizgi olacak şekilde birleştirip diktim.

Aynı işlemleri elyafla birlikte astar kumaşa yaptım.

Hemen hemen çanta bitti sayılır , hazırladığım 2 çanta parçasını iç içe geçirdim.

Çantanın üst ağız parçasının formunda yaklaşık 6 cm lik parçayı biçtim , aynı şekilde mıknatısı monte edeceğim kapak parçasınıda biçtim , mıknatısnı taktım.Tahminen mıknatısın karşılığının geleceği yeri belirleyip karşılığınıda çantaya taktım.

İçiçe geçmiş çantanın askısını ön yüden iğneledim , mıknatıslı kapak parçasınıda iğneledikten sonra , çantanın ağzına denk gelen şeridi kumaşın yüzü ile çantanın yüzü üstüste gelecek şekilde diktim.

Sonra bu şeridi içe çevirip , ucundan dikiş payı kadar kıvırıp diktim ve çanta kullanıma hazır !!!!!

Hızımı alamayıp ikincisinide diktim , küçük bir yazlık kol çantası oldu , ne kadar kullanışlı bilemiyorum ama çook sevimli bence JJ

TİLDA’s BÖCEK

Bu böcek Tilda’s Spring Ideas kitabında gördük.Çoook basit ama çok sevimli 

 

 

 Kanadını ben keçeden yaptım ama kumaştan da yapılıyor.Yüzünüde çift taraflı yapışkanlı tela ile yapıştırıp battaniye dikişi ile sağlamlaştılıyor  ben battaniye dikişi yapmadım sanırım biraz tembelim :) gözlerinide boya kalemi ile iki küçük nokta ile yaptım.

 

 

 Anteni için elektrik kablosunu kullandık. Telin geçmesini öngördüğün yerden önce yorgan iğnesini geçirip yolunu açıyorsun, sonra teli geçirip uçlarına minik düğme takıyorsun.

 

 

Zevkli ve çabuk biten bir çalışma ……..